
Munzur ile Pülümür, bu iki ırmağın iki aşık üzerinden anlatılan efsanesini konu alıyor
Dersim coğrafyası, taşıdığı doğal güzelliği ile insanların vazgeçemediği yerler arasındadır. Sarp kayalıklar, dağ silsilesi ve akan sular... Bunları, Dersim coğrafyası bağrında toplanmış durumda. Karadeniz ve Doğu Anadolu bölgeleri arasında olduğu için her iki bölgenin ikliminin izlerini bulmak mümkün. Bir tarafta ormanlarla oluşan yeşilliği, bir tarafta dağları ve derin vadiler arasında akan suları ile güzel bir doğal görünüme sahip... Ve bu coğrafyayı farklı kılan da bu olsa gerek. İnsanlar tarafından bu coğrafyaya yüklenen mistik değerler de günümüze kadar süregelmiş. Coğrafya ve coğrafya insanı üzerine birçok türkü yakılmış. Munzur Irmağı yapılacak olan baraj tehlikesiyle karşı karışya. Barajların yapımı bu coğrafyanın da yok olması demek.
Munzur’un yanında Pülümür Irmağı akar aynı coğrafyada. Bu iki ırmağın da bir aşk hikayesi vardır. Birbirini seven iki sevdalının ayrılması ile iki ayrı yatakta su olup akmışlar. Ve Dersim’in altında birleşip akışlarını sürdürmüşler... Sevdaya yasak koyanlara inat, kucaklamışlar kendi coğrafyalarını... Bunun içindir ki Munzur’un akışının durdurulması Pülümür’ün de bitmesi demek. Birinin akmaması diğerinin de akmamasıdır. Munzur’un doğum yeri Ovacık ilçesi. Pülümür de aynı adı paylaştığı Pülümür ilçesinden doğar. Aynı adı taşıdıkları vadiler boyunca akıp gelirler. Mameki Köprüsü’nden sonra kavuşup akarlar...
Sevdalı ırmaklar
Erhan Pınarbaşı, “Sevdalı Irmaklar Munzur ile Pülümür” adlı mitolojik romanı ile Munzur ve Pülümür’ün aşkını bize anlatmış. Kitap, Yurt Kitap-Yayın tarafından ‘Tarihi Romanlar’ dizisi adı altında yayımladı. Yazar bizleri coğrafyanın geçmişine doğru mistik bir yolculuğa çıkarıyor. Farklı hikayeler anlatılagelmiştir Dersim coğrafyası hakkında. Bu hikayeler çıktıkları sınırları aşmış çoğu zaman... Pınarbaşı, farklı sayılabilecek bir hikaye ile karşımıza çıkıyor. Munzur ile Pülümür’ün aşkını bizlere anlatmış. Bu aşkın önüne çıkan engellere karşın akışını hâlâ sürdürüyor iki ırmak. Tabii ki şu lanet baraj illeti ortadan kaldırılırsa... Sevdalı Seyit’in Asmesi’ne kavuşması hikayesini anlatır yazar. Seyit bu mücadelesi içinde, Munzur ile Pülümür’ün sevdasını öğrenir. Su olup akan ve sonra birleşen sevdalı iki ırmak. Seyit’in sevdasına, Asmesi’ne kavuşmasına Munzur ve Pülümür suları tanıklık etmiştir. Kavuşamayan iki sevda iki sevdalıyı kavuşturarak, sevda karşısında duran töreyi sularında alıp götürmüştür.
Sularıyla kavuştular
Munzur genç bir delikanlı, Pülümür de genç bir kız. Ve iki sevgili birbirine kavuşmak ister. Aşiretler arasında süren husumet hep engeldir. Törenin kuralı geçerli olur. İki sevdalı öldürülür. İlk olarak Munzur’un katli yapılır. Munzur yere yığılırken kan damlacıkları birer göze olup akmaya başlar. “Munzur’un bedenine saplanan kurşunlar derinlere daldıkça kırmızı pullu alabalıklara dönüşüverdi. Tepeceğin eteklerindeki onlarca gözeden fışkıran Munzur, kırmızı pullu alabalıkların kılavuzluğunda çağlıyordu.” (s. 44) Munzur akmaya başlamıştır. Sevdiğini bekler...
Pülümür de yakalanmıştır. Töre gereği taşlanarak öldürülecektir. Pülümür’ün tenine değen taşlar utançtan kararmaya başlar. Taşlar, karabalığa dönüşür. Kayalar arasında gizlenen genç kız ise ürkek bakışlarla gizlendiği yerden ürkek bakışlarla izler. Coğrafyanın kadınlarından farklı olan bu kız esmer yüzlüdür. “Pülümür’ün önüne geçti. Sırt üstü uzandı toprağa; Pülümür’le El- Kemki’nin arasına. Yüzünde kendini feda etmenin mutluluğu vardı. Arap Kızı yavaş yavaş büyüdü, öyle ki güneş batmak üzereyken kocaman bir dağ olarak Pülümür’ü uzaklaştırdı. El- Kemki’den. Ufuk, güneşli kızıl perdenin ardını alırken Arap Kızı gülümseyerek dağlaştı.” (s. 47) Pülümür de akmaya başlar. Üç gecenin sonunda gün doğarken iki sevdalı ırmak kavuşur. “Yöre insanı anlar ki sevdanın önünde duracak hiçbir güç yoktur. İki ırmağın kavuştuğuna tanıklık edenler oraya yerleşip kalırlar...” (s. 49) İki sevdalının su olup kavuşmasını kızan El Kemki Şeyhi müritlerine Dersim adına ne varsa yasaklar ve günah sayar. Şeyh’in yasaklarına karşın Munzur ve Pülümür Dersim önünde buluşup akışlarını sürdürürler.
Akış durmayacak
Seyit sevdası peşinde dolaşırken, Munzur ile Pülümür’ün bu aşkını öğrenir. Seyit, sevdasını El Kemki’de bulur. Munzur ve Pülümür’ün sevdası gibi ayrılıkla bitmeyen bu sevdayı Munzur ve Pülümür suları kavuşturur ve sevdaya tanıklık ederler.
İki ırmağı ayıran anlayış, bugün aynı zihniyetle barajlar yapmak istiyor. Evet! Nasıl ki Munzur ile Pülümür’ü birbirinden ayırmak isteyen anlayış, bu iki kadim suyun kavuşmasını engelleyememişse, barajları da engelleyemeyecek. Çünkü baraj illeti Dersim’in kenarında yaşayan insanların ve insanlığın çığlığı engelleyecek. Munzur ve Pülümür suları yeni aşklara ve sevdalıklara tanıklık etmek için hep akacak...