Menü
icon_home.gif Ana Sayfa
favoritos.gif Site İçeriği
bar.gif Resim Galerisi
tree-T.gif Forum Sayfası
tree-T.gif Arama Sayfası
tree-T.gif Özel Bölümler
tree-T.gif Serbest Kürsü
tree-T.gif Linkler
tree-L.gif Ziyaretçi Defteri
som_themes.gif Kültür & Sanat
bar.gif Türkü Sözleri
tree-T.gif Şiir Bölümü
tree-T.gif Kitap Tanıtımı
tree-T.gif Sinema Bölümü
tree-T.gif Türkü Notaları
tree-T.gif Türkü Hikayeleri
tree-T.gif Halk Müziği
tree-T.gif Biyografiler
tree-T.gif Fıkra Bölümü
tree-T.gif Sözlük Bölümü
tree-T.gif Müzik Bölümü
tree-T.gif Alevilik
tree-T.gif Videolar
tree-T.gif MediaStream
tree-L.gif Site Haritası
som_downloads.gif Bilgiler
tree-T.gif Biz Kimiz?
tree-T.gif Bize Ulaşın
tree-T.gif Site Yardım
tree-T.gif Bizi Önerin
tree-L.gif Bize Link Ver
favoritos.gif Linkler
tree-T.gif İnternet Gazetesi
tree-T.gif Sosyalist Basin
tree-L.gif Turku Radyolari
icon_community.gif Üyelik Menüsü
tree-T.gif Kullanıcı Bilgileri
tree-T.gif Özel Mesajlarım
tree-T.gif Bilgilerini Düzenle
tree-T.gif Üye Listesi
tree-L.gif Yeni Kullanıcı Kaydı
icon_members.gif Üyelik Çıkışı
icon_members.gif Kullanıcı Kaydı
icon_members.gif Kullanıcı Girişi
icon_members.gif Yönetici Girişi
Haber Sitesi

Gencligin Turkusu Haber Blogu

Ayın Ozanı: Cengiz Özkan

1967 yılında Divriği’de doğdu. Müziğe olan ilgisi küçük yaşlarda başladı. Ailesi ve çevresinin bu konuda etkisi oldu. İlköğrenimini İstanbul'da tamamladı. Devamı
 
Gazete Sayfaları

Kose Yazilari
Aydın Ozturk
aydin@aydinozturk.net

ÖZGÜVEN VE CAHİL CESARETİ
Ferhat Tunc
ofis@ferhattunc.net

Alevi sorunuyla yüzleşmek…
Halil Yuksel
yhalil56@hotmail.com

Ahhh…Munzur Gözelerinde Yüreğim Kurudu
Sumer Ezgu
info@sumerezgu.com

SARI ZEYBEK VE SON BALO
İnternet Radyosu

Site Dergisi

Yazılarınızı ve önerilerinizi info@gencliginturkusu.net adresine gönderebilirsiniz.

Madımak Bir Utanç Abidesidir
Güncelhttp://www.yuruyus.com/www/turkish/images/MadimakUtancAbide-152.jpgHalkına karşı provokasyonlar örgütleyen, katliamlar düzenleyen, baskı ve terörle yöneten bir sistemin iktidarları... Kimliklerinde halk düşmanı yazmaktadır.

Bu resim, 33 insanımızın Sivas'ta, Madımak oteli'nde 2 Temmuz 1993'te yakılarak öldürülmesinin resmidir. Unutmayın, 33 insanımız aynı yerde, tüm ülkenin gözleri önünde yanarak can verdi, sayı 33'ün de çok üzerinde olabilirdi, çünkü o otelde 60 kişi de yaralandı.

İçinde onlarca insanın bulunduğu Madımak Oteli'ni tutuşturanlar bir iki psikopat serseri değildi. Bir gece gizliden girerek de tutuşturmamışlardı oteli. Hayır, bu ülkenin ordusunun, polisinin, hükümetinin, herkesin gözleri önünde binlercesi toplanmış, belediye başkanı tarafından "gazaları mübarek" kılınmış, devlet kurumları ve dönemin hükümeti tarafından kendilerine her türlü kolaylık sağlanmış ve göz göre göre oteli tutuşturmuşlardı.

1993'ün Türkiye'sinde yakılan bu insanlarımızın "tüm suçları" bu düzene şu ya da bu düzeyde muhalif olmak, aydınlık düşünceler taşımak veya salt Alevi inancına sahip olmak, yani oligarşik devletin resmi dininin dışında bir inanç taşıyor olmaktı. Bu suçlarının kanıtı Sivas'ta yapılacak olan Pir Sultan Abdal şenliklerine katılmaktı.

VE YAKILDILAR...

33 insanımızı yakanlar utanmadılar. Oysa, Madımak Sivas'ın tam ortasında bir utanç abidesi olarak duruyordu. İnsan olanı utandıracak bir utanç abidesi...

Fakat, onları yakanlar utanmadılar. Hem yaktılar, hem de suçladılar. Tıpkı, 19 Aralık'ta 20 hapishanede birden onlarca tutsağı yakarak katlettiklerinde utanmadıkları, yaktıkları tutsaklara bir de dava açtıkları gibi...

Sivas'ta da suçlu olan yakılanlardı, "halkı tahrik etmişlerdi". Bu ülkeyi yönetenlerin, egemenlerin mantığına göre, farklı bir inanca sahip olmak, bu düzene karşı olmak "tahrik unsuru" idi.

33 insan, içlerinde devlet görevlilerinin de bulunduğu bir güruhun 8 saatin üzerinde süren saldırısı ve devletin açık örgütlemesi, desteği ve müdahale etmemesi sonucunda yakılarak öldürülmüşlerdi, fakat bu katliama ilişkin açılan davada, katleden güruhun içinden tespit edilen üç beş kişi katliam zanlısı olarak yargılandılar. Katliamın asıl sorumlularını gözlerden kaçırmak içindi bu yargılama oyunu...

O mahkeme salonuna çıkardıkları üç beş kişinin 33 insanımızın yakılmasının asıl sorumluları olduğuna inanmamızı istediler. Elbette ki, bunun bir inandırıcılığı yoktu. İnanmadık, o günden bugüne yakılan 33 insanımız için adalet istedik. Çünkü, halen katliamın sorumluları yargılanmadılar, cezalandırılmadılar. Madımak; bunun için de bir utanç abidesi olarak duruyor Sivas'ın orta yerinde...


Madımak düzenin ve düzeni savunanların utancıdır

33 insanımızın yakılmasının sorumluluğunu, katliamda kullanılmış birkaç kişinin üzerine atarak kurtulmaya çalışanlar, halkı aldatamazsınız, Madımak'ta 33 insanımızın yakılmasının utancı sizindir.

Utanın eserinizden. Bu soygun ve sömürü düzenini, ancak katlederek ayakta tutabildiğiniz için yaktınız. Alevi halka düşman olduğunuz için yaktınız. Tüm halkı düzeninize boyun eğdirmek için yaktınız.

Bu utanç, DYP'den AKP'ye kadar tüm faşist, gerici partilerindir. Alevi halkı sömürü düzenleri için tehlikeli gördüklerinden dolayı katlettiler. Emperyalistlerin, işbirlikçi tekellerin uşakları oldukları için, onların iktidarını güvence altına almak için katlettiler. Tekeller adına iktidar koltuğuna oturturken, tekellerin halka karşı savaşında da görev üstlenmişlerdi.

Mezhepçiliği körükledikçe, içlerinde Alevi düşmanlığını büyüttükçe, sünni tarikatların etkisi altındaki kitleyi devletin yanına çekmeyi hesapladılar.

Halkı birbiriyle çatıştırırken hesapları; sömüren, aç, yoksul bırakan, baskı ve zulümle yöneten düzenlerine karşı halkın birleşmesini, hesap sormasını engellemekti.

Sadece Madımak'ta değil, Maraşlar'da, Çorumlar'da, Sivaslar'da bunun için provokasyonlar örgütlediler ve katlettiler.

Dincilikten, halkın bilinçsizliğinden beslendiler. Bu nedenle dinciliği pompaladı ve kullandılar. Madımak aynı zamanda gericiliği büyütmenin de aracıydı.

Diri diri insanları yakan bir islam anlayışının sahibi oldukları için katlettiler. Onların islamcılığı halka düşman, emperyalizme ve tekellere hizmet eden bir islamcılıktır. Dine inanan değil, din tüccarları oldukları için katlettiler.

Ellerinde halkın, Madımak'ta yakılanların kanı var.

Bu utanç SHP'den CHP'ye düzenin solunu oluşturan "sosyal-demokrat" partilerindir. Halk için bir DYP, bir AKP de onlardır. Fakat, halkın karşısına bu halk düşmanı kimlikleriyle değil, "sosyal demokratlık" maskesi altında çıkarlar. Ne sosyalizmle, ne demokratlıkla bir ilgileri yoktur. Madımak'ta olduğu gibi oligarşik düzenin Alevilere yönelik katliamlarının sorumluluğunu onlar da taşıyorlar.

Bu ülkede Alevilere, devrimcilere yönelik en büyük katliamların yapıldığı birçok dönemde onlar iktidarda, ya da iktidar ortağı idiler. Bu dönemlerde yapılan katliamlar onların iradesi dışında yapılmış değildir.

Onlar da, tekellerin partileri olarak, oligarşik düzenin katliam politikalarını meşrulaştıran ve uygulayan oldular. Oligarşik düzenin halka karşı savaşında, düzenin emrindeydiler. Onlar da, düzenin karşısında olan her şeyi düşman olarak gördüler. Onların da oligarşik düzenin bekaası için yapamayacağı bir şey yoktur. Bunun için Maraş'ta olduğu gibi Madımak'ta da katliamın sorumluluğunu taşıma onursuzluğundan kaçınmadılar.

Ve büyük oranda Alevi halkın oylarıyla hükümet koltuklarına oturan olarak, Madımak katliamının en büyük utancını onlar taşımak durumundalar. Katledilenlerin anma törenlerinde, kimi zaman timsah gözyaşı dökmeye gelmeleri, katliamcı yüzlerini örtmeye yetmez.

Bu utanç, ordunun, polisindir. Bu iki kurum, oligarşik düzenin tarihindeki, halka ve devrimcilere yönelik hemen tüm katliamların da başta gelen sorumluları içindedir. Kiminde örgütleyici, kiminde teşvik eden, kiminde göz yuman ama mutlaka bir şekilde katliamların içinde olmuşlardır.

Madımak'ta da varlardı. Katliamcı güruhun içinde, sivil giyinmiş polisler olarak katliamı kışkırtıyorlardı. Resmi kıyafetlilerdi, katliamcı güruhun çevresinde adeta bir koruma oluşturmuş, katliam alanına birlikte ilerliyorlardı. Asker kıyafeti içinde, Genelkurmay başkanlığından, Sivas'taki birimlerine kadar katliamın gerçekleştirilmesini izliyorlardı.

Devrimci demokratların yasal mitinglerini kurşunlayarak, katliam yaparak dağıtanlar, o gün katiller güruhunu katliam boyunca izlediler, çevrelerinde adeta güvenlik aldılar ve katliam onların gözleri önünde gerçekleştirildi. Açık olarak, katillerin yanındaydılar.

Onlar, katliam kararlarını alanlar ve uygulayanlardı. Düzen partilerinin aksine, onlar düzenin değişmeyen, kalıcı katliamcılarıdırlar.

Bu utanç, katliamın gerçek sorumlularını yargılamayan yargınındır. Madımak'ın arkasından bir yargı komedisi sergilendi. Katliamın gerçek sorumluları, oligarşinin mahkemesinin sanık sandalyesinde oturmadılar. Sanık sandalyesine oturtulanlar, katliamın büyüklüğü karşısında çok küçük bir parçayı bile oluşturamayacak üç beş kişiden ibaretti.

Yargılama diye oynanan oyun, devletin katliamdaki rolünü aklamaya hizmet ediyordu. Sanıkların yargılanıp cezalandırıldığı yalanıyla tüm halkı kandırmak istediler.

Adalet duyguları yoktu. Onların yargısında, devletin çıkarları için gerektiğinde 33 insanın yakılarak öldürülmesinin bir önemi yoktu. Bu konuda "şerbetlidir" onlar. Nice, 33'lerin katillerini "akladılar", nice infazın, katliamın altına onay mührünü bastılar.

Utanma duyguları olmadığı için, adaletsizliklerini "adalet" kılıfıyla pazarlamak onların yüzlerini kızartmaz. Utanma duygusu taşımadıkları için, 33 insanın katillerinin ellerini kollarını sallayarak gezmelerinden utanç duymazlar.

Bu utanç, Sünni islamcılığındır. Madımak katliamını sahiplenen, Alevi olmayı, farklı bir inanç taşımayı Nesimiler, Pir Sultanlar gibi, Maraşlarda, Çorumlarda, Sivaslarda, Madımak'ta olduğu gibi yakılmak için yeterli görenlerindir.

Bu ülkede Sünni tarikatlar da, Alevileri dinsizlikle suçlayarak, sapkın bir akım olarak görerek, Alevi halka yönelik iftiralar ve karalamalar yaparak, Alevilere ve farklı inançlara düşman bir kitlenin yaratılmasında başrollerden birini oynamışlardır.

Oligarşik düzenin, mezhep çatışmalarını körükleme politikasında gönüllü rol üstlenmişlerdir.

Madımak aynı zamanda onların eseridir. Madımak Sivas'ın ortasında, onlar için de bir utanç abidesi olarak durmaktadır.

2 Temmuz 1993'ten bugüne, katliamın sorumlularını açığa çıkarıp cezalandırmayan, Madımak otelinin müze yapılmasına izin vermeyerek katliamı sahiplenen tüm iktidarlar bu utancı taşımaktadırlar.

O günden bu yana, "liberali" "milliyetçisi" "sosyal demokratı" "muhafazakarı" çeşitli iktidarlar gelip geçtiler. Hepsinin ortak özelliği, Madımak otelinin müze yapılmasına karşı olmak, katliamın sorumlularını yargılamamak ve cezalandırmamak oldu.

Çünkü, o günden günümüze iktidar koltuğuna oturanların, kendilerine yakıştırdıkları sıfatlar ne olursa olsun, ortak özellikleri oligarşik düzenin partileri olarak, düzenin Alevilere yönelik katliam politikasını sahiplenmeleriydi. Onlar da kendi iktidarlarında, aynı katliam politikasını halkın değişik kesimlerine yönelik uyguladılar.

Madımak hepsinin ortak utancıdır. Onlar, kendi halkına karşı provokasyonlar örgütleyen, katliamlar düzenleyen, baskı ve terörle yöneten bir sistemin iktidarlarıdırlar. Kimliklerinde halk düşmanı yazmaktadır.

Madımak oligarşik düzenin nasıl bir düzen olduğunu gösteren örneklerden de bir tanesidir.

Yakılanların, düzenin yasalarına göre de suçlanabilecekleri bir eylemleri yoktu. Yaptıkları Osmanlının adaletsiz düzenine, zulmüne boyun eğmediği için idam edilen Pir Sultan'ı anmaktı. Fakat düzenin yasalara ihtiyacı yoktu, organize edilen bir katliamla yakılarak öldürüldüler.

Bu düzenin çıkarlarına hizmet edenlerin, yakma, katletme özgürlüğü vardır, fakat, düzenin karşısında olanların yasalarda tanınan hak ve özgürlüklerinin bile bir anlamı, can güvenlikleri bile yoktur.

Yakma özgürlüğü vardır, ama yakılanları anmak için Madımak Otelini müze yapmaya bile "birliği bozar" gerekçesiyle izin yoktur. Yakmak değil, ama katliamı lanetlemek, katledilenleri anmak, oligarşik düzen içinde birlik bozucu bir eylemdir. Oligarşik düzenin niteliğini tarif etmek için başka bir şeye ihtiyaç var mı?

Oligarşik düzen katlediyor ve katliamdaki sorumluluğunu unutturmaya çalışıyor. Düzenin, Madımak katliamının sorumluluğundan kendini kurtarmasına izin verilemez. Katliamın gerçek sorumlularının, sorumluluklarını örtbas etmelerine, kendilerini gizlemelerine yardımcı olmak halka karşı yapılabilecek en büyük kötülüklerden birisi olacaktır.

Bu nedenle de, Sivas'ta yakılanları anmanın bir yanını da onları yakanları unutturmamak oluşturmalıdır. Sivas'ın katillerini halka göstermeli, teşhir etmeliyiz. Devrimciler bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da, Sivas'ta yakanların gerçek yüzlerini ortaya sermeye devam edecekler.


"Çığlıkların adı yangındır orada
Yüzsüz yüreksiz bir uğultuda..."


Orada, yüzsüz ve yüreksiz uğultularda yakılanları anıyor ve yaşatıyoruz...

Bağımsızlık, demokrasi ve sosyalizmi savunarak, emperyalizme ve oligarşiye karşı savaşarak,

Gözaltılara, işkencelere, tutsaklıklara, şehitliklere rağmen yolumuzdan dönmeyerek anıyor ve yaşatıyoruz.

Biliyoruz ki, onları yaşatmak katillerinin yakasına yapışmaktır...

Onları yaşatmak, onların şahsında saldırılan, Aleviliğin zalimin zulmüne boyun eğmeyen özünü sahiplenmektir.

Onların katilleri CHP ile kolkola girenler...

Onların katili oligarşik düzene karşı olmayanlar, dilleri ne söylerse söylesin, onların anılarına bağlı değillerdir.

Aleviliği, düzen partilerinin içinde koltuk kapmak için kullanmaya çalışanlar, Alevi halkı düzene yedeklemeye çalışanlar onların anılarını sahiplenmiyorlar demektir.



2 Temmuz 1993'te Yakılarak Katledildiler
Onları Anıyor ve Yaşatıyoruz


Ahmet Özyurt,
Asaf Koçak,
Asım Bezirci,
Asuman Sivri,
Behçet Safa Aysan,
Belkıs Çakır,
Carina Cuanna,
Erdal Ayrancı,
Edibe Sulari Aybaba,
Gülender Akça,
Gülsün Karababa,
Handan Metin,
Hasret Gültekin,
Huriye Özkan,
İnci Türk,
Kenan Yılmaz,
Mehmet Ata,
Metin Altıok,
Muammer Çiçek,
Menekşe Kaya,
Muhibe Akarsu,
Muhlis Akarsu,
Murat Gündüz,
Nesimi Çimen,
Nurcan fiahin,
Özlem Şahin,
Sait Metin,
Sehergül Ateş,
Serkan Doğan,
Serpil Canik,
Uğur Kaynar,
Yasemin Sivri,
Yeşim Özkan

Haber:Yürüyüş Haftalık Dergi
Tarih: Salı, 01. Temmuz 2008 Gönderen: lizge

Madımak Bir Utanç Abidesidir

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun

Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden biz sorumlu tutulamayız.


Giriş
Kullanıcı Adı:

Şifre:


Seçenekler











Haber Puanlama
Ortalama Puan: 0
Toplam Oy: 0

Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:
Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü

İlgili Bağlantılar

En çok okunan haber: Güncel:

son 5 Haber