Menü
icon_home.gif Ana Sayfa
favoritos.gif Site İçeriği
bar.gif Resim Galerisi
tree-T.gif Forum Sayfası
tree-T.gif Arama Sayfası
tree-T.gif Özel Bölümler
tree-T.gif Serbest Kürsü
tree-T.gif Linkler
tree-L.gif Ziyaretçi Defteri
som_themes.gif Kültür & Sanat
bar.gif Türkü Sözleri
tree-T.gif Şiir Bölümü
tree-T.gif Kitap Tanıtımı
tree-T.gif Sinema Bölümü
tree-T.gif Türkü Notaları
tree-T.gif Türkü Hikayeleri
tree-T.gif Halk Müziği
tree-T.gif Biyografiler
tree-T.gif Fıkra Bölümü
tree-T.gif Sözlük Bölümü
tree-T.gif Müzik Bölümü
tree-T.gif Alevilik
tree-T.gif Videolar
tree-T.gif MediaStream
tree-L.gif Site Haritası
som_downloads.gif Bilgiler
tree-T.gif Biz Kimiz?
tree-T.gif Bize Ulaşın
tree-T.gif Site Yardım
tree-T.gif Bizi Önerin
tree-L.gif Bize Link Ver
favoritos.gif Linkler
tree-T.gif İnternet Gazetesi
tree-T.gif Sosyalist Basin
tree-L.gif Turku Radyolari
icon_community.gif Üyelik Menüsü
tree-T.gif Kullanıcı Bilgileri
tree-T.gif Özel Mesajlarım
tree-T.gif Bilgilerini Düzenle
tree-T.gif Üye Listesi
tree-L.gif Yeni Kullanıcı Kaydı
icon_members.gif Üyelik Çıkışı
icon_members.gif Kullanıcı Kaydı
icon_members.gif Kullanıcı Girişi
icon_members.gif Yönetici Girişi
Haber Sitesi

Gencligin Turkusu Haber Blogu

Ayın Ozanı: Cengiz Özkan

1967 yılında Divriği’de doğdu. Müziğe olan ilgisi küçük yaşlarda başladı. Ailesi ve çevresinin bu konuda etkisi oldu. İlköğrenimini İstanbul'da tamamladı. Devamı
 
Gazete Sayfaları

Kose Yazilari
Aydın Ozturk
aydin@aydinozturk.net

ÖZGÜVEN VE CAHİL CESARETİ
Ferhat Tunc
ofis@ferhattunc.net

Alevi sorunuyla yüzleşmek…
Halil Yuksel
yhalil56@hotmail.com

Ahhh…Munzur Gözelerinde Yüreğim Kurudu
Sumer Ezgu
info@sumerezgu.com

SARI ZEYBEK VE SON BALO
İnternet Radyosu

Site Dergisi

Yazılarınızı ve önerilerinizi info@gencliginturkusu.net adresine gönderebilirsiniz.

..:: Gencligin Türküsü Forum Bölümü ::.. Sisteme girmen gerek


Aşağı git
« Ön  Diğer »
küçükten büyüğe do;ğru sırala büyükten küçüğe doğru sırala      print
Konuyu açan: Konu: Davut Sulari'nin Müziği
Ziyaretçi

Ziyaretçi
red_folder.gif Yazılış Tarihi: 8/11/2007 Saat 20:10 New
Çok küçük yaşlardan itibaren elinde saz gurbet yollarında ömür tüketen Sulari'nin müzikal yönüne de değinmek gerekir. Çünkü Davut Sulari güçlü bir söz ustası olmasının yanında belki daha da önemlisi usta bir müzisyendir. Daha çocuk yaşlarında iken dedesinin yönlendirmesiyle kısa zamanda sazı öğrenmiş, gençlik döneminde ve ustalık dönemlerinde ezgi üreten usta bir bağlamacı haline gelmiştir.

Bununla birlikte asıl önemli olan husus şudur: İster kendi yetiştiği coğrafyanın müzik unsurlarını kullanmış olsun, ister dolaştığı yörelerden etkilenerek o yörelerin müziklerini kendi ezgilerinde değerlendirmiş olsun Davut Sulari'nin müziğinde, bu isimle bütünleşmiş bir kimlik, özel bir tavır, kendine özgü bir stil hemen hissedilir. Bugün her saz şairinde böylesi özel tavırları bulmak mümkün olamıyor.

Genellikle aşıklar ustalarından öğrendikleri ezgi kalıplarının üzerine kendi sözlerini döşeyerek aslolan şiir (söz) söyleme işlevlerini yerine getirirler. Aşıklar için saz, dilin durakladığı yerlerde boşlukları dolduran; şiire ahenk kazandırarak, kolay benimsenmesini sağlayan bir unsurdur. Bunun dışında sazı gerçek anlamıyla bir müzik aleti gibi kullanan, bu aletten zengin melodiler üreten aşıklar da yok değildir. İşte Davut Sulari sazını zaman zaman ilk söylediğimiz biçimde söze eşlik eden bir aracı gibi kullansa da, O sazıyla melodi üreten, sazsöz ikilisinin bütünlüğü ekseninde şiir ve melodi doğduran bir aşıktır.

Sulari'nin "kendi doğdurduğu" havalar o kadar özgündür ki dinlendiğinde Sulari imzası net bir biçimde anlaşılır. Elbette bu müzik, genel olarak halk müziği denilen müziğin dışında düşünülemez. Hatta bunu halk müziğinin aşık müziği denilen bölümü içinde değerlendirmek daha doğru olacaktır.

Aslında Davut Sulari'nin müziğini genel hatlarıyla irdelediğimizde bu müziklerde yöresel ezgilerin bir çeşni olarak kullanıldığı hemen anlaşılır. Ancak burada tüm özellikleriyle bir yöreyi bulmak mümkün değildir. Çok dolaşan, diyardan diyara giderek çeşitli müzik zevklerini kendi potasında eriten Sulari'nin müziğinde karma bir yapı bulunur.

Ağırlıklı olarak Doğu Anadolu'nun yerli havalarından olan Azeri unsuru bu müziklerde öne çıkar. Yine bu yörenin bazı serbest tartımlı ezgileri (uzun havaları) ile Alevi müziğinin bazı öğelerine Sulari'nin müziğinde rastlayabiliriz. Deyişlerin özellikle 8'li ve 11'li hece ölçüsüyle söylenilenlerinde akıcı melodiler kullanılmıştır. Diğer türlerde (Divan, Tecniş, Müstezat vb) kullanılan ezgilerin son derece ağdalı bir tarzda icra edildiği söylenebilir.

Davut Sulari'nin sesi, bol tiril yapmaya uygun, melodi akışı içinde çeşitli esnemelere yatkın, bununla birlikte gevrek ve lezzetli bir sestir. Müziklerinin birçoğu karmaşık melodi kalıplarıyla örülüdür. Buna bir de Sulari'nin heceler üzerinde ritm esnemeleri biçiminde kendini gösteren yorumunu eklediğimizde ezgi, uygulanması zor bir hal alır. Dolayısıyla çok özgün olan Sulari melodilerini Sulari'den başkalarının uygulaması çok zordur. Ancak günümüzde bu alanda kendini yetiştiren, Sulari tavrında müzik yapma konusunda yetkin birkaç sanatçıya rastlayabiliyoruz. Ne gariptir ki bunların bir çoğu bayan okuyuculardır. Belkıs Akkale, Sabahat Akkiraz vd.
Sulari yerel müziklerden etkilendiği kadar pek çok yöre sanatçısını da etkilemiştir. Bunlar arasında Neşet Ertaş, Muhlis Akarsu, Aşık Daimi, Mahsuni Şerif gibi isimler ilk akla gelenlerdir.

Sulari ezgi doğdurmadaki yeteneği, deyiş söylemedeki ustalığının yanında yöresel ezgileri (halay, bar, ağıt, lavik) aktaran kaynak kişi kimliğini de taşımaktadır. Ancak bazı yerel havaları Sulari'den derlerken dikkatli olunduğu söylenemez. Gaziantep, Adana, Konya, Yozgat, Malatya yörelerinin müzik karakterlerinde söylenen bazı havalar Sulari'nin sesinden kaydedildiği için Erzincan'a mal edilmektedir. Yöresel oyun havaları, ağıtlar, hikayeli türküler Sularinin repertuarında eksiksiz bulunmaktadır. Sulari eski usta aşıkların deyişlerini okumasıyla da ünlenmiştir. Pir Sultan Abdal, Emrah, Hatayi, Aşık Elesker şiirlerini ezgiyle söylediği ustalardan yalnızca birkaçıdır.

Sulari sesini ve sazını o denli uyumlu kullanır ki bazı ezgilerde her ikisinin karşılıklı söyleştiğini zannedersiniz. Saz çalış tekniği ile kullandığı saz türü yöresinin (Erzincan) Alevilerinden ve yerel sanatçılarından farklıdır. Sulari ezgilerinin bütünü içinde zengin ve süratli giriş ve ara melodileri vardır. Sazı ile bunları büyük ustalıkla ve hiç falsosuz çalabilmektedir. Bazı zamanlar kesik kesik yapılan vuruşlara karşın, sesiyle de orantılı
ve destekli olarak uzun sesler çıkarmayı başarabilmiştir.

Alevi aşıklarının çoğunlukla benimsediği küçük ve orta boy sazlara rağmen Sulari'nin sazı ortabüyük boydadır. Ve yine Alevi aşıklarının dedelerin benimsediği "bağlama düzeni" adı verilen (Ruzba Düzeni, Veysel Düzeni, Aşık Düzeni gibi adlar da verilmektedir.) bir akort sistemiyle değil "Düz Akort" veya "Kara Düzen", "Bozuk Düzen' denilen akort sisteminde sazını çalmaktadır. Bu da doğal olarak diğer AleviBektaşi aşıklarından farklı bir tavra doğru sürüklemiştir Sulari'yi. Sulari'nin uzun saplı orta ve büyük boy bağlaması ve buna uygun akortta çalması kendisine kimden /kimlerden yadigar bilmemiz mümkün değil. Bildiğimiz o ki Sulari'den sonra bu tarzda saz çalıp deyiş söyleyen Erzincan'lı sanatçılar da vardır. Ali Ekber Çiçek, Aşık Daimi gibi...
Sulari şiirde olduğu gibi müzikte de geleneğin içinde eriyip kaybolmamış, o gelenek içinde kendi kimliğiyle var olmayı başarmış bir halk sanatçısıdır...
« Ön  Diğer »        print
Yukarı git


mxBoard, © 2006 by pragmaMx.org, based on eBoard, XMB and XForum

0,233 saniye - 13 queries