Menü
icon_home.gif Ana Sayfa
favoritos.gif Site İçeriği
bar.gif Resim Galerisi
tree-T.gif Forum Sayfası
tree-T.gif Arama Sayfası
tree-T.gif Özel Bölümler
tree-T.gif Serbest Kürsü
tree-T.gif Linkler
tree-L.gif Ziyaretçi Defteri
som_themes.gif Kültür & Sanat
bar.gif Türkü Sözleri
tree-T.gif Şiir Bölümü
tree-T.gif Kitap Tanıtımı
tree-T.gif Sinema Bölümü
tree-T.gif Türkü Notaları
tree-T.gif Türkü Hikayeleri
tree-T.gif Halk Müziği
tree-T.gif Biyografiler
tree-T.gif Fıkra Bölümü
tree-T.gif Sözlük Bölümü
tree-T.gif Müzik Bölümü
tree-T.gif Alevilik
tree-T.gif Videolar
tree-T.gif MediaStream
tree-L.gif Site Haritası
som_downloads.gif Bilgiler
tree-T.gif Biz Kimiz?
tree-T.gif Bize Ulaşın
tree-T.gif Site Yardım
tree-T.gif Bizi Önerin
tree-L.gif Bize Link Ver
favoritos.gif Linkler
tree-T.gif İnternet Gazetesi
tree-T.gif Sosyalist Basin
tree-L.gif Turku Radyolari
icon_community.gif Üyelik Menüsü
tree-T.gif Kullanıcı Bilgileri
tree-T.gif Özel Mesajlarım
tree-T.gif Bilgilerini Düzenle
tree-T.gif Üye Listesi
tree-L.gif Yeni Kullanıcı Kaydı
icon_members.gif Üyelik Çıkışı
icon_members.gif Kullanıcı Kaydı
icon_members.gif Kullanıcı Girişi
icon_members.gif Yönetici Girişi
Haber Sitesi

Gencligin Turkusu Haber Blogu

Ayın Ozanı: Cengiz Özkan

1967 yılında Divriği’de doğdu. Müziğe olan ilgisi küçük yaşlarda başladı. Ailesi ve çevresinin bu konuda etkisi oldu. İlköğrenimini İstanbul'da tamamladı. Devamı
 
Gazete Sayfaları

Kose Yazilari
Aydın Ozturk
aydin@aydinozturk.net

ÖZGÜVEN VE CAHİL CESARETİ
Ferhat Tunc
ofis@ferhattunc.net

Alevi sorunuyla yüzleşmek…
Halil Yuksel
yhalil56@hotmail.com

Ahhh…Munzur Gözelerinde Yüreğim Kurudu
Sumer Ezgu
info@sumerezgu.com

SARI ZEYBEK VE SON BALO
İnternet Radyosu

Site Dergisi

Yazılarınızı ve önerilerinizi info@gencliginturkusu.net adresine gönderebilirsiniz.

..:: Gencligin Türküsü Forum Bölümü ::.. Sisteme girmen gerek


Aşağı git
« Ön  Diğer »
küçükten büyüğe do;ğru sırala büyükten küçüğe doğru sırala      print
Konuyu açan: Konu: Ah Bu Türküler...
Ziyaretçi

Ziyaretçi
red_folder.gif Yazılış Tarihi: 9/11/2007 Saat 22:33 New
Türkülerden haber geldi, nefes geldi, ses geldi. Duyan canlar safa geldi, hoş geldi. Satırlarda, mısralarda türküler dile geldi.

Ben türküleri severim, türküler de beni... Bir insana... Bir dosta.. Bir arkadaşa karşı hissettiklerimi duyuyorum sevdalı yüreklerden dökülen bu ateşli nağmelere... Bu bin bir yüreğin verimi güzelliklere... Belki onlardan daha fazla... Zira bir gün bırakıp gitme, vefâsızlık etme, sükûtu hayale uğratma ihtimalleri yoktur türkülerin... Sadıktırlar ve her gününüzde yanınızda ve sizinledirler. Zaman kavramı olmadan ve karşılıksız olarak dert ortağı olurlar. Siz ilgi gösterinceye kadar... Siz el atıp köşesinden çıkarıncaya kadar köşelerinde sessiz sedasız beklerler. İsyan etmeden, ıstırap vermeden ve usandırmadan...

Sözleriyle başka şey söylerler, nağmeleriyle başka... Sözleri başka güzelliklerden söz eder, nağmeleri başka güzelliklerden... Her ikisinin de verdiği mesaj insana dairdir... İnsan içindir. İnsanla... insanlıkla ilgilidir. Güzellik üzre yaratılan insana güzelliği öğütler, güzelliğin türküsünü söyler ve güzelliğin sesi olurlar yüreklerde...

Sevdiğini canından aziz bilenler daha iyi anlar türkülerdeki sırrı... O nağmelerdeki, o sözlerdeki derinliği... Yüceliği... İnceliği... Dinledikçe daha bir candan... Daha bir yürekten... Daha bir içten sever sevdiğini... Yoluna baş koyduğunu... Dostum... Sırdaşım... Yoldaşım... Arkadaşım dediğini...

Duyar onu, onun gibi olanlar... Onun gibi düşünenler... Onun gibi duyanlar... Hissettiklerini hissedenler... Onun gibi türkülerin dilinden anlayanlar... Türkülerin sırrına gönül verenler... Sevgi nedir? Aşk nedir? Hicran nedir? Dostluk nedir? Vefâ nedir? İnsanlık nedir? Bilenler...
Yüreklerinin büyüklüğü dünyayı tutar onların... O küçücük yüreklerine koca koskoca bir dünyayı sığdırırlar. Acılardan paylarına düşeni alırlar. Ayrılıkların getirdiği sızıdan onlar da kendilerince hissedar olurlar. Bilirler çektiklerini... Anladıkları için türküleri... Türkülerin ne dediğini... Ve yalvarırlar onlar da sevdiklerine... Tıpkı şu türküde yalvarıldığı gibi:

Beni ağlatırsan yolunda ağlat
Beni nâhak yere ağlatma yâr yâr
Beni çağlatırsan deryanda çağlat
Kuru çaylarında çağlatma yâr yâr

Bir derde düşürdün dermanı beter
Gün be gün gönlümün efkârı artar
Bunca ettiklerin bu cana yeter
Ya güldür ya öldür ağlatma yâr yâr

Giriftar eyledin beni bu derde
Bu senede bu aylarda bu derde
Yüz bin derman versen almam bu derde
Yaramı ellere bağlatma yâr yâr

Gönlü yaralının neyi vardır türkülerden başka... Maddiyattan ayrı hiç bir şeyin para etmediği bu zamanda... Mevkiin... makamın konuştuğu... İnsanların birbirlerinden selâmı bile esirgediği bu çağda, yüreğindeki sevdasından başka hiç bir şeyi olmayanın yüzüne kim bakar? Hissiyatına türkülerden daha iyi kim tercüman olabilir?

Binlerce yıldır kimseye zulmetmemiş, zalimlik nedir bilmemiş bu milletin, kötülüklerden uzak kalmasında, mazluma acımasında büyük payı vardır dilden dile, gönlüden gönüle dolaşıp duran türkülerin... Ve hâlâ unutulmadıysa türküler... Hâlâ yaşıyorsa... İnsan olduğunu unutmadığı içindir bu milletin...

Sadece sevdası, aşkı, acısı, ayrılığı, yoksulluğu ses vermemiş yüzyıllarca türkülerden... İnancını da katmış onların içine bu toprağın güzel insanları ... Ve en güzel şekliyle, samimi bir edayla söyler olmuş.

Ey erenler akıl fikir eyleyin
Dağlara da duman ne güzel uymuş
Yaradan aşkına şükür eyleyin
Mümine de iman ne güzel uymuş

Daim gezer idi dağlar başında
Hiç bir hile yoktu onun işinde
Alıp gezer idi çölün başında
Ali'ye de Selman ne güzel uymuş

Hüseyin'im yeşil giyer eynine
Hiç bir hile getirmezdi göynüne
Kurdu kuşu lutfeylemiş kendine
Tabiata insan ne güzel uymuş

Hepimizin söylediği türküler aynı... Aynı nağmelerle coşup, aynı sözlerle hüzünleniyoruz. Birliğimizin ve dirliğimizin de en önemli nişanelerinden biri türkülerimiz... Bizi birbirimizden ayırmak isteyen hainlere karşı yüreğimizden kopan türküleri silah olarak kuşanabiliriz.
Bir türkü sevdalısının, Erkan Oğur'un söyleyişiyle;

"Bütün türküler güzeldir.
Tabiattır, hayatın ta kendisidir, salt müzik değildir. Ve bu ülkenin elle tutulan hazinesidir.
Hoyratça tüketme çabasında olanlar kaybederler."

Bu ülkeye kaybettirme çabasında olanlarca bilinmelidir ki:
"Türküsü olanın sabrı da olur, güzelliği de, gücü de..."

Ve diyoruz ki;
Bin yıldır yaşadığımız bu topraklar türkülerle güzeldir.
İsmail Bingöl
« Ön  Diğer »        print
Yukarı git


mxBoard, © 2006 by pragmaMx.org, based on eBoard, XMB and XForum

0,111 saniye - 13 queries